İlanları Karşılaştır

Karşılaştır
You can only compare 4 properties, any new property added will replace the first one from the comparison.

Blog

Türkiye’de Yaşamak İçin 12 Avantaj

Türkiye’de yaşamak, iki kıtayı ve sayısız kültürü birbirine bağlayan ülkeyi düşününce eşsiz bir deneyim sunuyor. Avrupa’dan daha düşük yaşam maliyetleri, Türkiye’de yaşamın çekiciliğini iki katına çıkarıyor.

Bu yazıda, Türkiye’ye göç etmek ve Türkiye’de yaşamak için 12 neden sunacağız.

 

İnsan Hakları

Diline, dinine, ırkına, cinsiyetine, milliyetine, sosyal statüsüne ve rengine bakılmaksızın insana insan olduğu için tanınan hakların genel adıdır.

Kişisel Haklar

Fiziki ve ahlaki bütünlüğümüzü korur ve kişilerin kendi düşünce, din ve inançlarını korumalarına izin verir.

Medeni Haklar

Yasal ve siyasal sistem içinde keyfi uygulamalara maruz kalmamamızı sağlar.

Sosyal Haklar

Toplumsal yaşama tam katılım için gerekli olan haklardır. Öncelikli olarak eğitim hakkını, aile kurma ve sürdürme hakkını, sağlık hakkını, ayrımcılıktan korunma hakkını içerir.

Düşünce Vicdan ve din özgürlüğüne ilişkin haklar

Kişilerin düşünce ya da inanç değiştirme özgürlüğü ile din ya da inancını tek başına ya da topluca ve açıkça ya da özel olarak yaşama ve açıklama özgürlüğünü içerir.

Ekonomik Haklar

Yalnızca çalışma hakkını, yeterli yaşam standardına sahip olma hakkını, konut hakkını ve emeklilik hakkını içermez.

Kültürel Haklar

Kendi kültürel birikimi ile toplumun kültürel yaşamına özgürce katılma hakkını ve bu kültürü gelecek nesillere aktarabilmek için eğitim hakkını kapsar.

 

Ekonomi

Türkiye, dünyanın en büyük 13. GSYİH’sine sahiptir. 2019 yılında Türkiye’nin ihracatı 180.4 milyar dolar, ithalatı 210.4 milyar dolar oldu.

Türkiye’nin başlıca ihraç ürünleri Gemiler, Ev Aletleri, Elektronik, Tekstil, Demir ve Çeliktir.

Türkiye’de doğrudan yabancı yatırım (DYY) 2019 yılında 12.4 milyar dolardı.

Türkiye’de turizm ekonominin önemli bir parçasıdır. Türkiye, dünyanın ilk on varış ülkesinden biridir. En çok turistleri Almanya ve Rusya Türkiye’ye gönderiyor.

 

Eğitim

Bir ülkede eğitim sistemi düzelmedikçe, gelişmekten, kalkınmaktan veya toplumsal huzurdan bahsetmek söz konusu değil. Ülkenin geleceğini temsil eden çocukların içinde bulunduğu çağa olduğu gibi gelecek çağlara göre de kendisini donatması gerekir. Devlette eğitim politikaları bunun üzerine kurulur ve yatırımlar bunun üzerine yapılır. Bu yüzden gelişmiş ülkelerde eğitim harcamalarına ayrılan bütçe yüzde 6-7 arasındayken, gelişmekte olan ülkelerde bu oran çok düşüktür.

Türkiye’de son yıllarda eğitime yapılan yatırımlar, diğer birimlerde yapılan yatırımlardan aşağı değil. Büyüyen ekonomiye rağmen eğitim bütçesi yüzde 1,5-2’lerdeyken, yüzde 5,2’lere kadar çıkartıldı. Birçok alanda iyileştirme yapıldı. Okullaşma oranında gelişmiş ülkelerin standartlarında yüzde yüze yakın kız ve erkek öğrencilerin okullaşması temin edildi. Üniversiteleşmede önemli mesafeler alındı. Meslek eğitiminde yapılması gereken yatırımlar standartlar çerçevesinde yapıldı. Okulların fiziki koşulları düzeltildi, derslikler arttırıldı. 15 yıl önce başörtüsü ve imam hatiplerle uğraşmaktan eğitimi önceleyemeyen laik eğitim sistemi, şimdi bu problemleri aşmış, eğitimin içeriğiyle meşgul oluyor.

  Kat İrtifakı veya Kat Mülkiyeti?

Küçük yaşlarda okula başlayan çocuklarda, okuma yazma öğrenmek ve birçok konuda yaşanılan zorluk sonrasında geri adım atıldı. Ortaokul ve lisedeki seçmeli dersler artırılarak Hz. Muhammed’in Hayatı, Temel Dini Bilgiler, Kuranı Kerim, Yaşayan Diller ve Lehçeler gibi dersler de seçmeli dersler arasına konuldu.

 

 

Sağlık Hizmetleri

2003 yılında hükûmet, sağlık hizmetlerine ayrılan bütçe oranını artıran ve nüfusun büyük bir bölümünü sağlık hizmetlerinden düşük masrafla yararlanabilir hâle getirmeyi amaçlayan geniş kapsamlı bir sağlık reformu programı başlattı. 116 sağlık kurumu bulunmaktadır ve doktor başına ortalama 573 hasta düşmektedir. Ayrıca 1000 kişi başına düşen yatak sayısı 2.64’tür.

 

Gıda

Türkiye, özellikle gıda ve mutfağı ile yabancı ülkelerde popüler. Türk mutfağında çok zengin ve çok çeşitli taze meyve ve sebzeler vardır. Neredeyse Türkiye’nin tüm ilçelerinde, doğrudan çiftçilerden taze yiyecek alabileceğiniz haftalık bir pazar bulabilirsiniz.

 

Seyahat

Türkiye’nin muhteşem iklimi ve muhteşem doğası, açık havada temiz havanın tadını çıkarmak için sayısız fırsat sunar. Özellikle Akdeniz ve Ege Bölgelerinde uzun ve şaşırtıcı güzel plajlar var. Bu plajlar katılabileceğiniz sayısız aktivite sunuyor. Yelken, yamaç paraşütü, şnorkelli yüzme ve dalış alternatiflerinden bazılarıdır. Muhteşem doğanın, berrak denizin ve su altı dünyasının tadını çıkarabilirsiniz.

 

Dinamik Emlak

Türkiye’de emlak sektörü oldukça dinamiktir. Her yıl, özellikle Akdeniz Bölgesi’nde pek çok yeni yatırım yapılmaktadır. Yatırımcılar, çok kârlı bir komplekse yatırım yapmak isteyen Türk veya yabancı olabilir. Modern ve zarif özelliklerle inşa edilmiş birçok kompleks ve site vardır. Çoğu, sizin rahatınız düşünülerek lüks bir şekilde dekore edilmiştir. Komplekslerde ve sitelerde, bakıcılar, VIP hizmetler, spor salonları, saunalar, spor alanları vb. Gibi birçok hizmet sunulmaktadır.

 

 

İklim

Türkiye’de üç farklı iklim tipine rastlanmaktadır. bu da bir avantaj.

Genel anlamda Ege Denizi ile Akdeniz kıyılarında görülen Akdeniz ikliminde yazlar sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlıdır.

Ege Denizi ile Karadeniz’i birbirine bağlayan Marmara Denizi’nin kıyılarında geçiş iklimi görülmektedir; denizin güneyinde Akdeniz, kuzeyinde Karadeniz ve kuzeybatısında Karasal iklime rastlanmaktadır.

İç Anadolu, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yani iç kesimlerde Karasal iklime rastlanır. Bu iklimde yıllık ve günlük sıcaklık farkları yüksektir; yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve kar yağışlıdır.

 

Kültür

Günümüz Türk kültürü, geleneksel inançları ve tarihi değerleri koruyarak “çağdaş” bir Batı devleti olma çabası sonucunda şekillendi.

Türkiye her bölgede çok kültürlü bir çevreye sahiptir. Bunun nedeni, Türkiye’de birçok farklı insanın çeşitli kökenden yaşadığıdır. Bu nedenle, Türk halkı misafirperver ve cana yakın. Özellikle her yıl turistlerin yoğunlaştığı bölgelerde, yöre halkı etraflarında yabancılara alışmakta. İşaretleri 3 veya 4 farklı dilde bile görebilirsiniz. İşyeri sahipleri ve işçilerin çoğu birden fazla dil konuşuyor. Her yıl binlerce yabancıyı ağırlıyor ve çok kültürlü ortamın tadını çıkarıyorlar.

  Türkiye'nin AB Üyeliği

 

Tarih

Türkiye, tarih boyunca birçok uygarlığa ve imparatorluğa ev sahipliği yapması nedeniyle çok zengindir. Tarihin çeşitli dönemlerinden sayısız eserler, müzeler, tarihi yerler ve benzeri vardır. Bir kültür meraklısı için Türkiye, görülmesi ve öğrenilmesi gereken sayısız fırsata sahip bir hazine sandığıdır. Ayrıca birçok bölgede restore edilmiş tarihi mekanlarda kalabilirsiniz. Farklı kentlere sahip tüm şehirlerdeki müzeleri ziyaret edebilirsiniz.

 

 

Dış ilişkiler

Türkiye, Birleşmiş Milletler (1945), OECD (1961), İslam İşbirliği Teşkilatı (1969), AGİT (1973), EİT (1985), KEİ (1992), D-8 (1997) ve G-20 (1999) gibi uluslararası örgütlerin kurucu üyelerinden birisidir. 1951-1952, 1954-1955, 1961 ve son olarak 2009-2010 yıllarında Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde geçici üye olarak görev yapmıştır.

Geleneksel Batı yönelimi doğrultusunda, Avrupa ile ilişkiler her zaman Türk dış politikasının merkezî bir parçası olmuştur. 1949 yılında Avrupa Konseyi’ne üye olan ülke, 1963 yılında Avrupa Ekonomik Topluluğu (sonradan Avrupa Birliği’ne dönüştü) ile ortaklık ilişkisi kurdu. Uzun yıllar devam eden siyasi görüşmelerin ardından, 1987 yılında AET’ye tam üyelik için başvurdu, 1992 yılında Batı Avrupa Birliği’nin ortak üyesi oldu, 1995’te AB Gümrük Birliği’ne katıldı ve 2005 yılında Avrupa Birliği ile tam üyelik müzakerelerine başladı. Bugün, Avrupa Birliği üyeliği Türkiye tarafından stratejik bir hedef ve devlet politikası olarak kabul edilmektedir.

Türkiye’nin dış ilişkilerinin bir diğer belirleyici unsuru Amerika Birleşik Devletleri ile ilişkiler olmuştur. Türkiye, Avrupa Birliği’ne üyelik gibi önemli konular da dahil olmak üzere Amerika Birleşik Devletleri’nin siyasi, ekonomik ve diplomatik desteğinden yararlandı.

 

 

Ordu

Türkiye’nin silahlı kuvvetleri, NATO üyesi ülkeler arasında ABD Silahlı Kuvvetleri’nden sonra gelen en büyük ikinci askerî güçtür ve 2011 NATO sayımlarına göre tahmini 495.000 konuşlandırılabilir kuvveti bulunmaktadır.

Almanya, Belçika, Hollanda ve İtalya ile birlikte NATO’nun nükleer paylaşım politikasının bir parçası olan beş ülkeden biridir. İncirlik Hava Üssü’nde toplam 90 tane B61 nükleer bombası bulunmaktadır, bunlardan 40 tanesi nükleer bir çatışma durumunda NATO’dan onay almak şartıyla Türk Hava Kuvvetleri’nin kullanması için tahsis edilmiştir.

Türk Silahlı Kuvvetleri üç bölümden oluşur: Kara Kuvvetleri, Deniz Kuvvetleri ve Türk Hava Kuvvetleri. İç emniyeti sağlama ve askeri işlevleri olan Jandarma ile Sahil Güvenlik, barış zamanında İçişleri Bakanlığı’na, savaş zamanında Kara ve Deniz kuvvetlerine bağlıdır.

Dolayısıyla Türkiye çok güvenli ve huzurlu bir ülkedir.

Türk vatandaşlığına ve Türk pasaportuna uygun mülkleri görmek için burayı tıklayınız.

Türkiye’deki Yatırım, Göçmenlik ve Gayrimenkul konularında tavsiye almak için buraya tıklayın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir